Sanatta Altın: Bizans Mozaiklerinden Tezhibe ve Klimt'in Altın Dönemine
Sanatçıların altını neden sevdiğini, Bizans mozaiklerinde, tezhipte, tombak işlerinde ve Klimt'in tablolarında altının nasıl kullanıldığını ve yaldızlı bir eşyanın neden altın değeri taşımadığını öğrenin.
Ayasofya'da başınızı kaldırıp yarım kubbeye baktığınızda, kucağında çocuğuyla oturan Meryem figürünü altın bir zemin üzerinde görürsünüz. Pencereden giren ışık değiştikçe o zemin de rengini değiştirir. Sabah soluk, öğleden sonra sıcak bir parıltı. Bu etki tesadüf değildir.
Altın, insanlığın en eski sanat malzemelerinden biridir. Kitap sayfalarında, kubbelerde, ikonlarda ve tuvallerde kullanıldı. Kimi zaman ilahi ışığı, kimi zaman zenginliği, kimi zaman da yalnızca güzelliği anlattı.
Bu rehberde Bizans mozaiklerinden Osmanlı tezhibine ve Gustav Klimt'in tablolarına kadar altının sanatta nasıl kullanıldığını örneklerle anlatıyoruz. Bir de sık sorulan pratik bir soruya cevap veriyoruz: Yaldızlı bir eşyanın gerçek değeri nedir? Altın fiyatlarını takip etmek isterseniz Altın Yorumları ana sayfasına uğrayabilirsiniz.
Sanatçılar altını neden bu kadar sever?
Altını sanatta değerli kılan, fiyatından çok fiziksel özellikleridir. Üç özellik öne çıkar.
Kararmaz. Altın hava ve nemle tepkimeye pek girmez. Gümüş zamanla kararır, bakır yeşillenir. Altın yüzyıllar sonra da parlaklığını korur. Bu yüzden bin yıllık bir mozaikteki altın hâlâ ışık verir. Bu özelliği altın neden paslanmaz yazımızda ayrıntılı anlattık.
Çok ince dövülebilir. Altın, metaller arasında en kolay işlenenlerden biridir. Küçük bir parça, ışığın içinden geçebileceği kadar ince yapraklara dönüştürülebilir. Böylece çok az altınla geniş bir yüzey kaplanabilir.
Işığı yansıtır. Altın yüzey ışığı sıcak bir tonla geri verir. Mum ışığında, kandil ışığında ya da güneş altında farklı görünür. Eski sanatçılar bu değişkenliği bilinçli olarak kullandı.
Bu özellikler binlerce yıl öncesinde de biliniyordu. Eski Mısır'daki altın kullanımını eski Mısır'da altın rehberimizde ele aldık.
Bizans mozaiklerinde altın nasıl parlar?
Bizans mozaiklerindeki altın zemin, küçük cam küplerden oluşur. Bu küplere "tessera" denir. Altın tesseralar, ince bir altın yaprağın iki cam katmanı arasına yerleştirilmesiyle yapılırdı. Üstteki cam altını korur, alttaki cam ona taşıyıcılık eder.
Sonuç, ne düz bir boya ne de düz bir metal levhadır. Her küp ışığı kendi açısından yansıtır. Binlerce küp bir araya gelince yüzey titreşen bir ışık alanına dönüşür. İzleyici yürüdükçe parıltı da yer değiştirir.
Bu tekniğin en bilinen örnekleri İstanbul'dadır:
- Ayasofya: Apsisteki Meryem ve çocuk İsa mozaiği 9. yüzyıla tarihlenir. Yapının farklı bölümlerinde farklı dönemlerden altın zeminli mozaikler bulunur.
- Kariye: 14. yüzyılın başında, Bizans devlet adamı Theodoros Metokhites'in himayesinde yapılan mozaikler, altın zemin üzerinde İsa ve Meryem'in hayatından sahneler anlatır.
İtalya'da Ravenna'daki San Vitale Kilisesi de 6. yüzyıla ait altın zeminli mozaikleriyle tanınır. İmparator Justinianos ile İmparatoriçe Theodora'yı gösteren mozaikler buradadır.
Bizans sanatında altın zemin, gerçek bir mekânı değil, dünyevi olmayan bir ışığı temsil ediyordu. Figürler sanki bir odada değil, ışığın içinde duruyordu. Bizans'ın altın sikkesini merak ediyorsanız Bizans solidusu rehberimize bakabilirsiniz.

İkonlarda ve tablolarda altın zemin
Ortaçağ boyunca hem Doğu'da hem Batı'da ahşap panel üzerine yapılan ikon ve resimlerde altın zemin yaygındı. Burada kullanılan teknik mozaikten farklıydı.
Usta önce ahşabı tebeşir benzeri beyaz bir astarla kaplardı. Üstüne kırmızımsı ince bir kil katmanı sürülürdü. Altın yaprak bu katmanın üzerine nemle yapıştırılırdı. Kuruduktan sonra sert ve pürüzsüz bir taşla parlatılırdı. Altının altındaki kırmızımsı kil, yüzeye sıcak bir ton verirdi.
Bazı ustalar altın yüzeye küçük zımbalarla desenler basardı. Azizlerin başındaki haleler çoğu zaman bu yöntemle süslenirdi. Işık bu küçük çukurlarda kırılarak halelerin parlamasını sağlardı.
Rönesans'la birlikte ressamlar derinlik ve perspektife yöneldi. Altın zemin yavaş yavaş yerini gökyüzüne ve manzaraya bıraktı. Altın ise çerçevelere taşındı. Müzelerde gördüğünüz oymalı yaldızlı çerçeveler bu geleneğin devamıdır.
Tezhipte altın: Sayfadaki ışık
Osmanlı kitap sanatında altın, tezhibin temel malzemesiydi. Tezhip, el yazması kitapların ve hat levhalarının kenar, başlık ve boşluklarını süsleme sanatıdır. Adı da "altınla süslemek" anlamına gelir.
Tezhip ustaları altını genellikle ezerek toz haline getirir ve bir bağlayıcıyla karıştırarak boya gibi kullanır. Sürülen altın kuruduktan sonra mühre denen sert bir araçla parlatılır. Bazı süslemelerde varak doğrudan sayfaya yapıştırılır.
Tezhipte altının kullanıldığı birkaç teknik adı şöyle:
- Halkâr: Altın boyayla, ince fırça kullanılarak çiçek ve dal motiflerinin çizilmesi.
- Zerefşan: Altın tozunun sayfaya serpilerek ışıltılı bir zemin oluşturulması.
- Altın cetvel: Yazı alanını çevreleyen ince altın çizgiler.
Bir sayfadaki altın miktarı çok azdır. Ama ışık açısı değiştikçe sayfa canlanır. Altın varakın nasıl yapıldığını altın varak rehberimizde anlattık.

Tombak: Altın görünümlü Osmanlı eşyası
Osmanlı'da altın yalnızca kitap sayfalarında değil, gündelik eşyada da görünürdü. Tombak, bakır ya da bakır alaşımından yapılan eşyaların altınla kaplanmasıyla elde edilen ürünlere verilen addır. İbrikler, leğenler, buhurdanlar ve şamdanlar bunun bilinen örnekleridir.
Tombakta kullanılan klasik yöntem, altının cıvayla karıştırılıp yüzeye sürülmesi ve ardından ısıtılmasıydı. Isıyla cıva buharlaşır, altın yüzeyde kalırdı. Bu yöntem çok kalıcı bir kaplama sağlıyordu. Ama cıva buharı son derece zehirlidir. Bu yüzden bugün sağlık ve çevre açısından terk edilmiş bir yöntemdir.
Tombak eşya, altın gibi parlar ama içi bakırdır. Bu, sanatta altının çoğu zaman "yüzeyde" kullanıldığını gösteren güzel bir örnektir. Kaplama ile gerçek altın arasındaki farkı altın kaplama ve dolgu farkı rehberimizde açıkladık.
Klimt ve "altın dönem"
- yüzyılın başında altını yeniden tuvalin merkezine taşıyan ressamlardan biri Avusturyalı Gustav Klimt oldu. Babası Ernst Klimt bir altın oymacısıydı. Klimt'in altınla bu kadar rahat çalışmasında aile ortamının etkisi olduğu sık sık dile getirilir. Ama bu, kesin bir bağdan çok olası bir arka plandır.
Klimt'in sanat tarihçilerince "altın dönem" diye anılan yıllarında yaptığı en ünlü eser "Öpücük"tür (Der Kuss). Tablo 1907–1908 yıllarında yapıldı. Yağlı boyanın yanında altın varak ile birlikte gümüş ve platin de içerir. Bugün Viyana'daki Belvedere Müzesi'nde sergilenir.
Klimt'in 1903'te İtalya'ya yaptığı yolculukta Ravenna'daki Bizans mozaiklerini gördüğü bilinir. Pek çok kaynak, bu mozaiklerin onun altın kullanımını etkilediğini düşünür. Böylece bin üç yüz yılı aşkın bir geçmişi olan teknik, modern bir tabloda yeniden hayat buldu.
Klimt'in tablolarında altın, Bizans'taki gibi ilahi bir ışık değil, süsleme ve duygu taşıyan bir yüzeydir. Figürlerin yüzleri ve elleri gerçekçi boyanır. Giysiler ve arka plan ise altın desenlere dönüşür.

Yaldızlı eşyanın altın değeri var mı?
Sanatta altının kullanımı ilginç bir gerçeği ortaya koyar. Bir eserin altın gibi parlaması, içinde çok altın olduğu anlamına gelmez.
Altın varak son derece incedir. Büyük bir çerçeveyi kaplamak için kullanılan altın, görünüşünden tahmin edileceğinden çok daha azdır. Tezhipli bir sayfadaki altın ise çok daha azdır. Bu yüzden yaldızlı bir çerçeve, tombak bir ibrik ya da altın varaklı bir tabak kuyumcuya götürüldüğünde altın değeri üzerinden alınmaz.
Bu tür eserlerin değeri sanat değeri, yaşı, ustası ve korunma durumudur. Bunu belirleyecek kişi kuyumcu değil, antika ya da sanat eseri uzmanıdır. Eski bir eseri altınını ayırmak için eritmeye çalışmak hem değerini yok eder hem de ekonomik bir kazanç sağlamaz.
Elinizdeki bir eşyanın gerçekten altın içerip içermediğinden emin değilseniz önce damgaya bakın. Damgaları nasıl okuyacağınızı altın damgası rehberimizde anlattık. Takı formundaki el sanatlarını merak ediyorsanız telkari sanatı yazımız da ilginizi çekebilir.
Sık sorulan sorular
Bizans mozaiklerindeki altın gerçek mi? Evet. Altın tesseralar, ince bir altın yaprağın iki cam katman arasına yerleştirilmesiyle yapılırdı. Ancak her küpteki altın miktarı çok azdır.
Tezhipte gerçek altın kullanılır mı? Geleneksel tezhipte gerçek altın kullanılır. Altın toz haline getirilip bağlayıcıyla karıştırılır ya da varak olarak uygulanır. Taklit malzeme kullanan çalışmalar da vardır.
Klimt'in Öpücük tablosunda gerçek altın var mı? Evet. Tablo yağlı boyanın yanında altın varak içerir. Gümüş ve platin de kullanılmıştır.
Tombak eşya altın mıdır? Hayır. Tombak, bakır ya da bakır alaşımı bir eşyanın altınla kaplanmasıdır. İçi bakırdır ve altın değeri üzerinden alınıp satılmaz.
Yaldızlı çerçeveyi kuyumcuya satabilir miyim? Kuyumcu genellikle bu tür eşyayı altın olarak almaz. Yüzeydeki altın çok azdır. Değeri sanat ve antika değeri üzerinden belirlenir.
Kaynaklar
- Altının özellikleri ve kullanım alanları — World Gold Council Veri
- Altın talebi ve kullanım alanları araştırmaları — World Gold Council Veri
- Kıymetli madenler ve damga işlemleri — Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğü Resmî
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır, yatırım tavsiyesi değildir. Bir hata görürseniz düzeltme politikamıza göre bildirebilirsiniz.
Yorumlar
— kişi şu an çevrim içiHenüz yorum yok.
İlk yorumu siz yazın. Kaynak göstererek paylaşılan bilgiler herkes için daha faydalı olur.
Ücretsiz üye ol veya giriş yap ve yoruma katıl.