Eski Mısır'da Altın: Firavunlardan Tutankamon'un Altın Maskesine

Eski Mısırlılar altını nereden çıkardı, neden tanrılarla bağdaştırdı, nasıl işledi? Nübye madenlerinden Amarna mektuplarına ve Tutankamon'un altın tabutuna kadar kısa ve doğrulanmış bir tarih.

Altın denince birçok kişinin gözünün önüne ilk gelen görüntülerden biri Tutankamon'un maskesidir. Mavi çizgili başlık, parlak sarı yüz, iri gözler. Bu maske, Eski Mısır'ın altınla kurduğu ilişkinin belki de en tanınmış simgesidir.

Ama o ilişki tek bir genç kralla başlamaz. Mısırlılar altını binlerce yıl boyunca çıkardı, işledi, tapınaklara adadı ve komşu krallara hediye olarak gönderdi. Altın hem dinî bir anlam taşıyordu hem de diplomasinin dili haline gelmişti.

Bu rehberde Eski Mısır'da altının nereden geldiğini, neden bu kadar değerli sayıldığını ve Tutankamon'un mezarında neler bulunduğunu anlatıyoruz. Bugünkü altın fiyatlarına bakmak isterseniz Altın Yorumları ana sayfası her zaman bir tık uzakta.

Eski Mısır'da altın nereden çıkarılıyordu?

Mısır altın bakımından şanslı bir coğrafyadaydı. Başlıca kaynaklar iki bölgedeydi: Nil ile Kızıldeniz arasında uzanan Doğu Çölü ve güneydeki Nübye, yani bugünkü Sudan'ın kuzeyi.

Altın bu bölgelerde kuvars damarlarının içinde ve kuru dere yataklarındaki çakıllarda bulunuyordu. Madenciler kayayı kırıyor, öğütüyor, sonra suyla yıkayarak ağır altın tanelerini ayırıyordu. Bu iş ağır ve tehlikeliydi. Kaynaklar madenlerde çalışanların önemli bir kısmının esir ya da zorla çalıştırılan insanlar olduğunu aktarır.

Nübye'nin altını Mısır için o kadar önemliydi ki firavunlar bu bölgeyi denetim altında tutmak için tekrar tekrar sefer düzenledi. Altın, Mısır ile güney komşuları arasındaki ilişkinin merkezindeydi.

Altının bugün nasıl çıkarıldığını merak ediyorsanız dünyada altın üretimi rehberimiz modern madencilikle karşılaştırma yapmanızı sağlar.

Luksor yakınındaki Krallar Vadisi'ne giden, çıplak kayalık tepeler arasından geçen asfalt yol
Krallar Vadisi'ne giden yol · Fotoğraf: Muhammed Fatih Beki / Pexels

Bilinen en eski jeolojik harita: Turin Papirüsü

Mısırlıların altın madenlerini ne kadar ciddiye aldığını gösteren ilginç bir belge vardır. Bugün İtalya'nın Torino kentindeki Mısır Müzesi'nde bulunan bu papirüs, MÖ 1150'ler civarında çizilmiştir.

Harita, Doğu Çölü'ndeki Vadi Hammamat bölgesini gösterir. Üzerinde vadiler, tepeler, taş ocakları ve altın yataklarını işaret eden notlar vardır. Papirüs, Firavun IV. Ramses döneminde düzenlenen bir taş ocağı seferiyle ilişkilendirilir.

Araştırmacılar bu belgeyi günümüze ulaşmış en eski topografik haritalardan biri olarak görür. Bazıları onu "dünyanın bilinen en eski jeolojik haritası" diye de anar. Yani altın arayışı, insanlığın harita çizme alışkanlığının da bir parçasıdır.

Mısırlılar altını neden kutsal sayıyordu?

Altın paslanmaz, kararmaz, yıllar geçse de parlaklığını korur. Eski Mısırlılar için bu, ölümsüzlüğün somut bir işaretiydi. Altının bu kimyasal özelliğini altın neden paslanmaz rehberimizde anlattık.

Mısır inancında altın, güneş tanrısı Ra ile ilişkilendirilirdi. Tanrıların bedeninin altından yapıldığına inanılırdı. Bu yüzden tanrı heykelleri, tapınak eşyaları ve kraliyet mezarları bol miktarda altınla süslenirdi.

Eski Mısırca'da altına "nub" denirdi. Hiyeroglif yazıda altın, genellikle boyna takılan geniş bir gerdanlık işaretiyle gösterilirdi. Kelimenin "Nübye" adıyla bağı da sık sık dile getirilir. Ancak bu köken bağı bilim insanları arasında tartışmalıdır.

Altının yanında bir de elektrum kullanılırdı. Elektrum, doğada kendiliğinden oluşan bir altın-gümüş karışımıdır. Rengi daha açıktır. Mısırlılar onu da değerli sayar, bazı süs ve tören eşyalarında tercih ederdi.

Altın para mıydı? Mısır ekonomisinde altının yeri

Bugün altın deyince aklımıza sikke ya da külçe gelir. Oysa Firavunlar Mısırı'nın büyük bölümünde madenî para kullanılmıyordu. Alışveriş çoğu zaman takasla yapılırdı. Değer ise belirli ağırlık birimleriyle ölçülürdü.

Altın bu sistemde bir ödeme aracından çok bir servet ve prestij göstergesiydi. Firavunlar başarılı komutanlara ve yüksek memurlara altın gerdanlıklar hediye ederdi. "Onur altını" olarak anılan bu ödüller bir tür madalya işlevi görürdü.

Altını sikkeye dönüştüren adım başka bir coğrafyada atıldı. Anadolu'daki Lidya krallığının ilk sikkelerini Anadolu'da altının tarihi rehberimizde anlattık. Mısır sikke kullanımına çok daha sonra, Geç Dönem'de geçti.

Müze vitrininde sergilenen, çok sayıda küçük altın parçadan oluşan antik bir gerdanlık
Geniş altın gerdanlıklar hem süs hem ödüldü · Fotoğraf: Daniel Neves Cotta / Pexels

Amarna mektupları: "Kardeşimin ülkesinde altın toz kadar boldur"

Mısır'ın altın zenginliği komşu krallıklarda da biliniyordu. Bunun en canlı kanıtı Amarna mektuplarıdır. Bu kil tabletler 1887 civarında, Firavun Akhenaton'un başkenti Amarna'da bulundu.

Tabletler MÖ 14. yüzyıla aittir. Çoğu, o dönemin diplomasi dili olan Akadça ile çivi yazısıyla yazılmıştır. Babil, Mitanni, Hitit ve Asur gibi devletlerin krallarıyla Mısır arasındaki yazışmaları içerir.

Bu mektuplarda altın sık sık konu edilir. Mitanni kralı Tuşratta, Mısır firavununa yazdığı bir mektupta "Kardeşimin ülkesinde altın toz kadar boldur" der ve daha fazla altın ister. Başka bir mektupta, söz verilen som altın heykeller yerine altın kaplama ahşap heykeller gönderildiğinden yakınır.

Bu yazışmalar bize iki şey söyler. Birincisi, altın uluslararası ilişkilerde bir hediye ve pazarlık aracıydı. İkincisi, altın kaplama ile som altın arasındaki fark binlerce yıl önce de önemsenirdi. Bugün aynı ayrımı altın kaplama ve dolgu farkı rehberimizde anlatıyoruz.

Tutankamon'un mezarında neler bulundu?

Tutankamon genç yaşta tahta çıkmış ve yaklaşık on yıl hüküm sürmüş bir firavundur. Saltanatı MÖ 14. yüzyılın son çeyreğine denk gelir. Kendi döneminde en güçlü firavunlardan biri değildi. Onu ünlü yapan, mezarının büyük ölçüde sağlam bulunmasıdır.

Mezar, Krallar Vadisi'nde KV62 olarak bilinir. Arkeolog Howard Carter ve onu destekleyen Lord Carnarvon'un ekibi, girişe giden basamakları 4 Kasım 1922'de buldu. Mezar antik çağda en az iki kez soyulmuştu. Yine de eşyaların büyük bölümü yerinde kalmıştı. Kayıtlara göre mezardan 5 binden fazla eşya çıkarıldı.

Bu eşyaların en dikkat çekenleri şunlardır:

  • İç içe üç tabut. Dıştaki iki tabut altın kaplama ahşaptır. En içteki tabut ise som altından yapılmıştır ve yaklaşık 110 kilogram ağırlığındadır.
  • Altın maske. Mumyanın yüzünü örten maske 10 kilogramdan biraz ağırdır ve yaklaşık 54 santimetre boyundadır. Carter'ın ekibi maskeye 28 Ekim 1925'te, en içteki tabutu açtığında ulaştı.
  • Taş kakmalar. Maskede altının yanında lapis lazuli, kuvars, obsidyen ve akik gibi taşlar kullanılmıştır.
  • Mücevher ve tören eşyaları. Yüzükler, gerdanlıklar, muskalar ve altın kaplı mobilyalar mezarın geri kalanını doldurur.

Maske üzerinde yapılan incelemeler, altının büyük ölçüde yüksek ayarlı olduğunu ve bakırla alaşımlandığını gösterir. Ayar kavramının ne anlama geldiğini altın ayarı rehberimizde bulabilirsiniz.

Sergi salonunda yandan görülen, mavi çizgili başlığıyla Tutankamon'un altın maskesi
Tutankamon'un maskesi Eski Mısır altınının simgesi oldu · Fotoğraf: ArtWithTammy / Pixabay

Eski Mısır'ın altınından bugüne ne kaldı?

Firavunların altınının büyük bölümü bugün yerinde değildir. Krallar Vadisi'ndeki mezarların neredeyse tamamı antik çağda soyuldu. Çalınan altın çoğu zaman eritildi ve yeniden kullanıldı. Altının eritilip yeniden şekillendirilebilmesi, onu hem değerli hem de izini sürmesi zor bir maden yapar.

Bu durum bugün de geçerlidir. Bir kuyumcudaki bileziğin içinde, teorik olarak yüzyıllar önce çıkarılmış altın bulunabilir. Altının geri dönüşümünü altın geri dönüşümü rehberimizde anlattık.

Eski Mısır'dan bize kalan asıl miras belki de altına yüklenen anlamdır. Kalıcılık, güven ve itibar. Düğünlerde takılan çeyrekler ya da yastık altında saklanan bilezikler, aynı duygunun bugünkü biçimleridir. Altın türlerini ve fiyatlarını altın fiyatları sayfamızda karşılaştırabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Eski Mısırlılar altını nereden buluyordu? Başlıca kaynaklar Nil ile Kızıldeniz arasındaki Doğu Çölü ve güneydeki Nübye bölgesiydi. Altın kuvars damarlarından ve dere yataklarındaki çakıllardan çıkarılıyordu.

Tutankamon'un tabutu gerçekten som altın mı? En içteki tabut som altındır ve yaklaşık 110 kilogram gelir. Onu saran diğer iki tabut ise altın kaplama ahşaptan yapılmıştır.

Tutankamon'un mezarı ne zaman bulundu? Howard Carter'ın ekibi mezarın girişine giden basamakları 4 Kasım 1922'de buldu. Altın maskeye ise 1925'te ulaşıldı.

Eski Mısır'da altın para olarak kullanılıyor muydu? Firavunlar döneminin büyük bölümünde sikke kullanılmadı. Altın daha çok servet, hediye ve ödül aracıydı. Değer ağırlık birimleriyle ölçülürdü.

Kaynaklar

  1. Altının tarihi ve kullanım alanları — World Gold Council Veri
  2. Altın piyasası ve talep araştırmaları — World Gold Council Veri

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır, yatırım tavsiyesi değildir. Bir hata görürseniz düzeltme politikamıza göre bildirebilirsiniz.

Yorumlar

— kişi şu an çevrim içi

Henüz yorum yok.

İlk yorumu siz yazın. Kaynak göstererek paylaşılan bilgiler herkes için daha faydalı olur.

Ücretsiz üye ol veya giriş yap ve yoruma katıl.

Site sorunu bildir

Bulunduğunuz sayfanın adresi bildirime eklenir.