Altının Uzun Dönemli Döngüleri: 1970'lerden Bugüne Büyük Dönemler

Ons altının 1971'den bu yana yaşadığı büyük yükseliş ve durgunluk dönemlerini, her dönemi tetikleyen faiz, dolar, enflasyon ve kriz etkenlerini ve bu tarihten çıkan dersleri sade bir dille öğrenin.

Altın grafiğine uzun bir zaman aralığıyla baktığınızda ilk fark edeceğiniz şey, fiyatın düz bir çizgide ilerlemediğidir. On yıl süren yükselişler var. Ardından yirmi yıl süren durgunluklar geliyor. Sonra yeniden sert tırmanışlar başlıyor.

Bu dönemleri bilmek, bugünkü haberleri daha sakin okumanızı sağlar. "Altın hep çıkar" ya da "altın artık bitti" gibi kesin cümlelerin tarihte kaç kez yanlış çıktığını görürsünüz.

Bu rehberde 1971'den bu yana ons altının yaşadığı büyük dönemleri sırayla anlatıyoruz. Her dönemde fiyatı neyin taşıdığına ve neyin durdurduğuna bakıyoruz. Amaç geleceği tahmin etmek değil, geçmişin ne öğrettiğini görmek. Güncel fiyatları Altın Yorumları ana sayfasından izleyebilirsiniz.

"Uzun dönemli döngü" ne demek?

Burada döngü derken saat gibi işleyen, belirli aralıklarla tekrarlanan bir düzen kastetmiyoruz. Altında böyle bir takvim yok. Kastettiğimiz şey, yıllar süren ve belirli ekonomik koşulların hâkim olduğu dönemlerdir.

Her büyük dönemin arkasında birkaç ortak etken çalışır:

  • Reel faiz: Faizin enflasyonun üstünde mi altında mı olduğu.
  • Dolar: Doların diğer paralar karşısında güçlenip zayıflaması.
  • Güven: Para sistemine, bankalara ve devletlere duyulan güven.
  • Büyük alıcı ve satıcılar: Merkez bankaları, fonlar ve madenciler.

Bu etkenlerin dengesi değiştiğinde altının uzun vadeli yönü de değişebilir. Reel faizin mantığını reel faiz nedir rehberimizde ayrıntılı anlattık.

1971–1980: Dolar altından koparılınca gelen ilk büyük yükseliş

İkinci Dünya Savaşı sonrasında kurulan Bretton Woods düzeninde dolar altına bağlıydı. ABD, diğer ülkelerin merkez bankalarına bir ons altını 35 dolardan vermeyi taahhüt ediyordu. Bu bağ 15 Ağustos 1971'de ABD'nin dolar-altın değişimini askıya almasıyla koptu. Bu sürecin ayrıntısını Bretton Woods ve altın rehberimizde anlattık.

Bağ kopunca altın fiyatı piyasada serbestçe oluşmaya başladı. 1970'ler zor bir on yıldı. Petrol krizleri yaşandı, enflasyon pek çok ülkede yükseldi. Faizler çoğu zaman enflasyonun gerisinde kaldı. Yani reel faiz düşük, hatta eksideydi. Bu ortam altını çekici kıldı.

Bu dönemde bir başka gelişme de yaşandı. ABD'de bireylerin altın külçe ve sikke sahibi olması uzun süre kısıtlıydı. Bu kısıtlama 1974 sonunda kaldırıldı ve yeni bir yatırımcı kitlesi piyasaya girdi.

On yılın sonunda enflasyon korkusu ve jeopolitik gerilimler bir araya geldi. Ons altın Ocak 1980'de 850 dolar civarında o güne kadarki en yüksek seviyesini gördü. Buradaki dolar rakamları tarihsel kayıtlardır; örnek hesap değildir ve bugünkü fiyatla karşılaştırma için verilmemiştir.

Ahşap raflarda yan yana dizilmiş, deri ciltli eski kitaplar
Altının uzun dönemleri, ekonomi tarihinin büyük kırılmalarıyla iç içedir · Fotoğraf: StockSnap / Pixabay

1980–2001: Yirmi yıl süren durgunluk

1980 zirvesinden sonra gelen dönem, altın sahipleri için uzun ve yorucu oldu. Fiyat yirmi yıla yakın bir süre genel olarak geriledi ya da yatay seyretti.

Bunun en önemli nedeni para politikasındaki sert değişimdi. ABD Merkez Bankası Fed, enflasyonu kırmak için faizleri çok yüksek seviyelere çıkardı. Enflasyon yavaş yavaş düştü. Faiz enflasyonun belirgin biçimde üzerine çıkınca reel faiz yükseldi. Getiri sağlayan tahviller, faiz ödemeyen altına göre daha cazip hale geldi.

Bu yıllarda başka baskılar da vardı:

  • Merkez bankası satışları: Bazı merkez bankaları rezervlerindeki altının bir kısmını sattı.
  • Madenci satışları: Bazı madenciler gelecekteki üretimlerini önceden satarak fiyat düşüşüne karşı korunmaya çalıştı.
  • Güçlü finansal piyasalar: Hisse senetleri uzun bir yükseliş yaşadı ve yatırımcıların ilgisi oraya kaydı.

1999 yılı bir dönüm noktası oldu. Fiyatlar uzun yılların en düşük seviyelerine inmişti. Aynı yıl Avrupa Merkez Bankası ile birlikte Avrupa'daki birçok merkez bankası, altın satışlarını sınırlayan bir anlaşma imzaladı. Bu anlaşma "Washington Anlaşması" olarak bilinir. Satışların bir düzene girmesi, piyasadaki belirsizliği azalttı.

2001–2011: On yıllık uzun yükseliş

2000'lerin başından itibaren tablo yeniden değişti. Altın yaklaşık on yıl süren güçlü bir yükseliş dönemine girdi.

Bu yükselişi birkaç etken birlikte besledi. Dolar 2000'lerin büyük bölümünde zayıf seyretti. Çin ve Hindistan gibi büyüyen ekonomilerde altın talebi arttı. Altına dayalı borsa yatırım fonları yaygınlaştı. Böylece büyük kurumlar ve bireyler, fiziki altını kasada tutmadan borsa üzerinden altın alabildi. Bu fonların talebe etkisini altın ETF talebi rehberimizde inceledik.

2008 küresel finans krizi bu dönemin en sarsıcı olayıydı. Bankalara duyulan güven sarsıldı. Merkez bankaları faizleri sıfıra yakın seviyelere indirdi ve büyük tahvil alım programları başlattı. Reel faizlerin düşmesi ve para sistemine dair kaygılar altına olan ilgiyi artırdı. Ons altın, 1980'deki nominal zirvesini ancak 2008 başında aşabildi. Yani 1980'de zirveden alan biri, yalnızca dolar bazında başa baş gelmek için yaklaşık 28 yıl beklemek zorunda kaldı.

Bu dönemin sonunda, 2011 yılında, ons altın yeni bir tarihi zirve gördü.

Ahşap bir yüzey üzerinde iç içe geçmiş altın zincirler ve eski altın sikkeler
Talep dönemden döneme farklı alıcılardan gelir · Fotoğraf: Johanna84 / Pixabay

2011–2015: Sert düzeltme ve sabır dönemi

2011 zirvesinden sonra altın birkaç yıl süren bir düşüş yaşadı. Özellikle Nisan 2013'te birkaç gün içinde sert bir satış dalgası görüldü. 2013, altın için on yıllardır görülmemiş kadar zayıf bir yıl olarak kayıtlara geçti.

Bu düşüşün arkasında da faiz ve dolar vardı. ABD ekonomisi krizden toparlanıyordu. Fed'in tahvil alımlarını azaltacağı beklentisi güçlendi. Bu, reel faizlerin yükseleceği ve doların güçleneceği anlamına geliyordu. Altına dayalı fonlardan büyük çıkışlar oldu.

Bu dönem önemli bir şey hatırlatır. Kriz döneminde güçlü yükselen altın, kriz sakinleştiğinde ve faizler normale dönmeye başladığında uzun süre baskı altında kalabilir. Altın fiyatı neden düşer rehberimizde bu mekanizmaları ayrıca anlattık.

2015 sonrası: Merkez bankaları ve yeni rekorlar

2010'larla birlikte sahnede yeni bir büyük alıcı belirdi: merkez bankaları. World Gold Council verilerine göre merkez bankaları 2010 civarında yıllar süren net satıştan net alıma geçti. Bu eğilim sonraki yıllarda sürdü.

2020'de koronavirüs salgını yeni bir belirsizlik dalgası getirdi. Faizler yeniden çok düştü, büyük destek paketleri açıklandı. Ons altın Ağustos 2020'de ilk kez 2.000 doların üzerine çıktı. Bu bölümdeki dolar rakamları da tarihsel kayıttır, örnek hesap ya da tahmin değildir.

2022'den sonra ise alışılmadık bir tablo görüldü. ABD faizleri hızla yükseldi. Geçmiş dönemlere bakarak altının baskılanması beklenebilirdi. Oysa merkez bankalarının alımları çok yüksek seviyelerde seyretti. Jeopolitik gerilimler ve yaptırım tartışmaları rezervlerde çeşitlendirme ihtiyacını öne çıkardı. Altın sonraki yıllarda art arda yeni rekorlar gördü. Merkez bankalarının neden altın biriktirdiğini merkez bankaları neden altın alıyor rehberimizde ele aldık.

Bu son dönem, eski kuralların her zaman aynı şekilde işlemediğini gösterdi. Faiz hâlâ önemli bir etken. Ama büyük alıcıların davranışı bazen faizin etkisini dengeleyebiliyor.

Bu büyük dönemlerden çıkan dersler

Elli yılı aşkın bu tarih bize birkaç sade ders verir:

Ders Tarihteki karşılığı
Reel faiz uzun vadede güçlü bir etkendir 1980'lerdeki yüksek reel faiz döneminde altın uzun süre zayıf kaldı
Altın uzun süre yerinde sayabilir 1980 zirvesinin nominal olarak aşılması yaklaşık 28 yıl sürdü
Kriz ve güven kaybı talebi artırabilir 1970'lerdeki enflasyon ve 2008 krizi dönemleri
Kriz sakinleşince geri çekilme gelebilir 2011 sonrası düzeltme
Büyük alıcılar dengeyi değiştirebilir 2010 sonrası merkez bankası alımları

Tablo yalnızca genel eğilimleri gösterir. Her dönemde birden fazla etken aynı anda çalıştı ve hiçbiri tek başına fiyatı belirlemedi.

Bir ders daha var. Hangi dönemin içinde olduğunuzu çoğu zaman ancak dönem bittikten sonra net görebilirsiniz. Bu yüzden tarihe bakarak kesin tahmin yapmak yanıltıcı olur. Bu konuyu altın fiyatı tahmin edilebilir mi rehberimizde tartıştık.

Bir dizüstü bilgisayar ekranında yeşil mumlarla çizilmiş, önce yatay seyreden sonra yükselen fiyat grafiği
Uzun dönemleri görmek için grafiği yıllara yaymak gerekir · Fotoğraf: StockSnap / Pixabay

Türkiye'de altın takip eden biri bu tarihi nasıl okumalı?

Yukarıda anlattığımız dönemler ons altının, yani dolar bazındaki fiyatın hikâyesidir. Türkiye'de ise çoğumuz gram ya da çeyrek altını TL ile takip ederiz. Gram altının fiyatı ons altına ek olarak dolar/TL kuruna da bağlıdır.

Bu yüzden ons altının yatay seyrettiği yıllarda bile gram altın, kur yükseldiği için TL bazında artmış görünebilir. Tersine, kurun sakin olduğu bir dönemde ons altındaki düşüş gram altına doğrudan yansıyabilir. Bu farkı altın dolar bazında mı TL bazında mı rehberimizde açıkladık.

Uzun vadeli tabloyu okurken şu soruları sormak faydalıdır:

  1. Baktığım grafik dolar bazında mı, TL bazında mı?
  2. Fiyat nominal mi, enflasyondan arındırılmış mı?
  3. Hangi zaman aralığına bakıyorum? Seçtiğim başlangıç noktası sonucu ne kadar değiştiriyor?
  4. Bu dönemde reel faiz, dolar ve merkez bankası talebi ne yapıyordu?

Ons altının güncel seyrini ons altın sayfamızdan izleyebilirsiniz. Zaman ufkunun önemini ise altına yatırım yaparken zaman ufku rehberimizde ele aldık.

Bu yazı yatırım tavsiyesi değildir. Geçmiş dönemler gelecekteki fiyat hareketleri hakkında bir garanti vermez.

Sık sorulan sorular

Altın fiyatında düzenli tekrar eden döngüler var mı? Belirli bir takvime göre tekrar eden bir döngü yoktur. Uzun dönemler, faiz, dolar, enflasyon ve büyük alıcıların davranışı gibi koşullar değiştikçe oluşur.

1980 zirvesinden sonra altın neden yirmi yıl zayıf kaldı? Bunun başlıca nedeni yüksek reel faizdi. Fed enflasyonla mücadele için faizleri çok yükseltti. Merkez bankası ve madenci satışları da fiyat üzerinde baskı oluşturdu.

Faizler yükselirken altın neden rekor kırabildi? 2022 sonrasında merkez bankalarının yüksek alımları ve jeopolitik riskler, faizin yarattığı baskıyı büyük ölçüde dengeledi. Bu, ilişkilerin her dönemde aynı güçte işlemediğini gösterir.

Tarihsel grafiklere bakarak gelecek tahmin edilebilir mi? Hayır. Geçmiş dönemler hangi etkenlerin önemli olduğunu gösterir ama fiyatın yönünü garanti etmez.

Kaynaklar

  1. Altın piyasası araştırmaları ve tarihsel veriler — World Gold Council Veri
  2. Merkez bankaları altın anlaşmaları — Avrupa Merkez Bankası Resmî
  3. ABD para politikası tarihi — Federal Reserve Resmî
  4. Londra altın fiyatı ve piyasa yapısı — LBMA Veri

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır, yatırım tavsiyesi değildir. Bir hata görürseniz düzeltme politikamıza göre bildirebilirsiniz.

Yorumlar

— kişi şu an çevrim içi

Henüz yorum yok.

İlk yorumu siz yazın. Kaynak göstererek paylaşılan bilgiler herkes için daha faydalı olur.

Ücretsiz üye ol veya giriş yap ve yoruma katıl.

Site sorunu bildir

Bulunduğunuz sayfanın adresi bildirime eklenir.